Ana Sayfa Blog

Maden ocağı işletme ruhsatı ihaleyle satılacak

0

Edirne merkez Elçili köyü sınırları içerisinde bulunan silis kumu maden ocağına ait işletme ruhsatı ihale ile satışa çıkarıldı. 

173,05 hektar ruhsat alanlı, 11,32 hektar işletme izin alanına sahip IV. Grup silis kumu maden sahası kıymet takdiri hesabında damar kalınlığı 10 m, kuvars kumunun yoğunluğu 2,33 Ton/m3 olarak hesap edilmiştir. Muhtemel Rezerv = 11,32 ha X 10.000 m2/ha X 10 m X 2,33 Ton/m3 = 2.637.560 ton, Mümkün rezerv = Muhtemel Rezerv X %70= 1.846.292 Tondur.

İhaleye katılmak isteyen taliplilerin 3213 sayılı Maden Kanununun 43/2 maddesinin “Maden işletme ruhsatını iktisap etmek isteyen talibin bu hakkın iktisabı için aranan kanunu şartlara haiz olması lazımdır. Talip bu şartlara haiz bulunduğunu Bakanlıktan alacağı vesika ile ispat eder. İcra dairesi bu vesikayı ibraz etmiş olan talipler arasında satışı yapar” hükmü uyarınca, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığından maden ön işletme ve maden hakkının iktisabı için aranan kanuni şartlara haiz olduğunu gösterir belgeyi ibraz etmeleri zorunludur. 

İlan metnini görüntülemek için tıklayınız.

Van Büyükşehir Belediyesi 16 adet iş yerini kiraya veriyor

0

Van Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki 16 adet işyeri 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 45. maddesine göre açık teklifle kiraya verilecek.

İpekyolu İlçesi Bahçıvan Mahallesinde bulunan 6 adet iş yeri, Tuşba İlçesi İstasyon Mahallesindeki Van Şehirlerarası Otobüs Terminalinde bulunan bilet satış yazıhanesi, Tuşba İlçesi İskele Mahallesinde bulunan iş yeri, İpekyolu İlçesi Bahçıvan Mahallesindeki Peynirciler Kuzey Çarşısı’nda bulunan 4 adet iş yeri, Erciş İlçesi Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde bulunan 2 adet bilet satış yazıhanesi ile 1 adet satış büfesi 3 yıl süre ile, İpekyolu İlçesi Şerefiye Mahallesindeki Aydın Talay Yeraltı Çarşısı’nda bulunan iş yeri ise 5 yıl süre ile kiraya verilecek. 

İhale 27 Nisan 2022 tarihinde yapılacak.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Kilis’te “S Plaka” kiralama ihalesi

0

Kilis Belediye Başkanlığı, Belediye sınırlarında faaliyet göstermek üzere toplam 60 adet Servis Plakası (S-Plaka) işletme hakkını 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 35/c Maddesi gereği açık teklif usulü ihale ile 2 yıl süreyle kiraya verecek. 

İhaleye katılmak isteyenlerin, talep edilen evrakı 27 Nisan 2022 tarihinde en geç saat 09.45’e kadar Kilis Belediye Başkanlığı Destek Hizmetlerine teslim etmesi gerekmektedir. İhale saat 10.00’da başlayacak olup, her plaka 10 dakika arayla ihale edilecek.

Detaylı bilgi için tıklayınız.

Şeftali ve nektarin ihracatında 2022 hedefi 200 milyon dolar

0

İZMİR – Şeftali ve nektarin ihracatında 2021 yılında yaptığı 170 milyon dolarlık ihracatla dünya ikincisi olan Türkiye, dünya liderliğini hedefliyor.

2022 yılını “Pestisitle Mücadele Yılı” ilan eden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği, Türkiye’nin şeftali üretiminde lider yörelerinden Selçuk’ta “Sektörel Değerlendirme Toplantısı” düzenledi.

Selçuk Kaymakamlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda şeftali, nar, mandalina ve ayva üreticileri, aracıları, komisyoncuları, ihracatçıları katıldı.

Toplantıda konuşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Selçuk’un yetişen ürün çeşitliliği ile hem üretim hem de ihracat açısından Ege Bölgesinin en önemli yerlerinden biri durumunda olduğunu, EYMSİB olarak Selçuk’a büyük önem verdiklerini dile getirdi.

Uçak: “Şeftali ve nektarin ihracatında hedefimiz 200 milyon dolar”

Nar, şeftali, nektarin, mandalina ve ayvanın ihracatından Türkiye’nin yıllık 800 milyon dolar döviz geliri elde ettiği bilgisini veren Uçak, “Özellikle şeftali ve nektarinde yıllık 170 milyon dolar ihracat ile dünyada İspanya’dan sonraki en büyük ihracatçı konumundayız. Hedefimiz şeftali ve nektarin ihracatımızı bu yıl 200 milyon dolara çıkarmak” şeklinde konuştu.

2022 yılını “Pestisitle Mücadele Yılı” ilan ettiklerini hatırlatan Uçak şöyle devam etti; “Biz yaptığımız tüm projelere Selçuk ilçemizi de mutlaka dahil ediyoruz. “Kullandığımız Pestisitleri Biliyoruz” projemizde bu bölgedeki üreticilerimizden numuneler aldık, bölgenin kalıntı haritasını çıkarmaya çalıştık. Bu yıl da projemizi genişleterek devam ettireceğiz. Yine önümüzdeki aylarda Ege Üniversitesi ile birlikte yürüteceğimiz “Gıda Kayıplarının Belirlenmesi ve Azaltılması” projemizde nar ve mandalina ürünü ile ilgili bu bölgede incelemeler yapacağız. Bu çerçevede bölgede yaşanan meyve kayıplarının önüne geçerek ekonomiye kazandırmak istiyoruz.”

Selçuk’taki “Sektörel Değerlendirme Toplantısı”na ev sahipliği yapan Selçuk Kaymakamı Ekrem İnci, Selçuk’u 8 bin 600 yıllık tarihi olan Efes’iyle Meryem Anası’yla dağlarından yağ, ovalarından bal akan bir memleket olarak tarif etti.

Selçuk’ta, şeftali, nar, ayva ve mandalinanın hem ekonomik hem de ihracat yapılabilir şekilde üretildiğini, çiftçilerin de çok profesyonelce bu işi yaptığını anlatan İnci, “Dolayısıyla böyle bir toplantının burada yapılması ayrıca anlamlı. Herkese teşekkür ederim. Pandemi kurallarına ve ekonomik sıkıntılara rağmen Selçuklu çiftçi hemşirelerimiz çok güzel ihracat yaparak gelir elde ediyorlar. İnşallah çok verimli bir şekilde hem çiftçilerimiz para kazanır hem de ülkemizin GSMH’na katkı olur” dedi.

Özen: “Selçuk erkenci yönüyle öne çıkıyor”

İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, İzmir’in her ilçesinin kendisine has dokusu ve kendisine has bitki örtüsü ile öne çıktığı bilgisini paylaştı. Özen sözlerini şöyle sürdürdü: “Küçük Menderes havzası, Bakırçay havzası, Menemen Ovası ve Yarımada denilen bölgelerde ayrı ayrı bitkisel çeşitlilikler var.  Selçuk’ta tarımsal üretim anlamında ayrı bir öneme sahip bir ova niteliğinde. Özellikle bazı ürünlerdeki erkenci yetiştiriciliği ile öne çıkması bazı ürünlerde yine bu bölgeye has aromasıyla ve verimi ile ön plana çıkması Selçuk’u bizim için önemli kılmaktadır. Bu tarımsal üretimin de ayakta kalabilmesi gerekiyor ve yarına devredilmesi gerekiyor. İzmir’in en önemli gücü çok bilinçli ve yeniliklere açık bir çiftçisinin olması. Ne zaman bir değişim anlatmaya çalışsak bizden önce kabul eden bir çiftçiye sahip. Selçuk’ta profesyonel bir tarım yöneticiliği ortaya çıkmaktadır. İşletmelerin büyük olması ve işletmelerden elde edilen ürünlerinin çoğunun ihracata yönelik yetiştiriliyor olması ve her senede bir değişim içinde olması çok önemli. Böylelikle birçok çiftçimizin yeniliği takip eden ve ayak uyduran bir yapısının olması açıkçası işimizi kolaylaştırıyor. Tarımsal üretim anlamında yaptığımız analizlerde olumlu sonuçları görmek bizi sevindiriyor.”

Selçuk’un meyvecilikte lider ilçelerden biri olduğunun altını çizen Bornova Ziraî Araştırma Müdürü Tevfik Turanlı, Selçuk’ta yetişen ürünlerin ihracata yönelik olduğunu bu nedenle Selçuk’u tüm projelerine dahil ettiklerini dillendirdi.

Bornova Ziraî Mücadele Enstitüsü’nün hastalık ve zararlılar konusunda uzman kadrosuyla 9 ile hizmet verdiğini aktaran Turanlı, “Selçuk bölgesinde Nar, ayva ve turunçgiller önemli yer tutuyor. Akdeniz meyve sineği ve şarka virüsü gibi önemli sorunlar var. Bunların çözümüne yönelik Tarım İl ve İlçe Müdürlüğünden arkadaşlarımızla bu bölgelerde çalışma yürütüyoruz. Çalışmaları yürütürken bakanlığımızın yayınladığı entegre talimatlarda yer alan mücadele yöntemleri ve karantina mevzuatlarına uyarak yapıyoruz. Özellikle Selçuk bölgesinde son dönemlerde şarka virüsü ile ilgili bilgilendirme çalışmaları yapıyoruz. Nasıl mücadele edileceği ile ilgili eğitimler veriyoruz. Bu ilacı olan bir hastalık olmadığı için özellikle kültürel önlemler alınmalı ve şarka bulaşık bölgelerinin imhası yapılmalı. Yeni kurulan tesislerin sertifikalı fidanlarla kurulması gerekiyor. Bahçeyi kurarken de uygun çeşidin seçilmesi çok önemli. Geçen yıl dondan kaynaklı ciddi bir zarar yaşanmıştı. Bu nedenle çiftçilerin bitki beslemesi konusunda dikkatli olması gerekiyor. Hastalık ve zararlılar konusunda da bölgemizde sıkı çalışmalar yapıyoruz. İlaçlara alternatif olarak biyolojik ve biyoteknik yöntemlerle ilgili yoğun çalışmalar yürütülüyor. Biz kısır böcek salım projesini İzmir’de başlatacağız. Akdeniz meyve sineğini baskılama çalışmalarını da yapacağız. Bununla ilgili yurtdışından gelen uzmanlarımızla toplantı yaptık. Teknoloji transferi ve üretim tesisi gibi desteklerini artırdılar” diye konuştu.

“Yakıt masrafları artınca karışık ilaçlara yönelim oldu. Bu konuda da özellikle dikkatli olunması gerekiyor” tespitinde bulunan Turanlı sözlerini şöyle tamamladı: “Çünkü her ilaç birbiriyle karıştırılmaya müsait değil ilacın etki düşüklüğü ile ilgili sorunlar yaşanıyor. Bu konuyla da ilgili yüz yüze eğitimler vereceğiz. Çünkü bizim ihracatta böcek, hastalık ve zararlıdan çok kalıntı problemimiz var. Bu nedenle bizim için ön planda. Kalıntı ile ilgili bir problem yaşadığınızda ülkeye 5 ile 10 yıl arasında giremiyorsunuz. Dolayısıyla ilaçlama konusunda çok dikkatli olunması gerekiyor.”

Prof. Dr. Şen: “En büyük sorunlar kalıntı ve depolama”

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen, 25 yıldır Selçuk bölgesinde projeler yürüttüğünü, tarımsal üretimi ihracata uygun yapabilmek için zinciri çok iyi kurmanın zorunluluk olduğunu vurguladı.

Üretimden tüketime kadar zincirin tüm halkalarının doğru kurgulanmasının gereğine değinen Şen, “Bu zincirin içerisindeki en önemli halkalardan biri üreticiler. Tabii üretimle bitmiyor iş, ürettiğinizin iyi bir şekilde hasat edilmesi ve hasattan sonra ürünü tüketiciye ulaştırmak gerekir ki bizim en büyük sıkıntımız zaten burada. Dolayısıyla bu zinciri çok sağlam kurmak lazım bizim en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi kalıntı. İkincisi ise hasat sonrası depolamaya bağlı kayıplar. En iyi nar üreten bölgelerden biriyiz. Burada seyreltme konusunda çok ciddi bir yol kat edildi. Eğer ürününüzü depolayıp ihracata göndereceksiniz ilk kural seyreltmenin doğru zamanda yapılmış olmasıdır. Seyreltilmeyen ürüne ilaçlama ne kadar yapılırsa yapılsın yine sorun çıkacaktır” dedi.

İklim değişikliği sonrasında güneş yanıklarının arttığını bunun da büyük bir sorun oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen sözlerini şöyle devam ettirdi: “Güneş yanıklarına karşı budama şeklimizi doğru yapmamız gerekiyor. Narın çatlamasında da zaman zaman sorun yaşıyoruz. Burada en işe yarar yöntem kademeli hasat.  Bölgedeki çoğu narcı artık kademeli hasada geçti. Ama bahçedeki tüm meyveleri toplayıp aynı poşete koyup depolanması daha çok kayba yol açıyor.  Dolayısıyla kademeli hasat hem verimi ve renklendirmeyi hem de kaliteyi arttıracaktır. Bir diğer önemli sorun ise işçilik. Ancak bu sorun sadece Selçuk bölgesinin değil tüm bölgelerin sorunu. Hiç bilgisi olmayan kişiler tarafından hasat yapıldığında depodan 1- 2 ay sonra yüzde 15’e kadar çürük ürün bulabilirsiniz. Ancak daha önceden hasat yapmış birinin bu işi yapması kaybın önüne geçiyor. Aynı Bahçeden aynı uygulamalardan geçen ürünler oluyor sadece doğru hasat edilmesi ve özen gösterilmesi ile kayıp azaltılabiliyor.”

Erken hasat yerine kademeli hasat yapılması gereğinin altını çizen Şen, erken hasat edilen ürünlerin ihracata uygun olsa bile depolarda uzun süre dayanamadığı bilgisini paylaştı.

Mandalina hasadında da özenli hareket edilmesi gereğine temas eden Şen, “Çünkü üzerinde açılan yaralar depoda çürümesine neden oluyor. Bu nedenle hasada çok dikkat edilmesi gerekiyor. Konuya en hızlı çözüm bulan ve dikkat eden bölgeler arasındayız. Sepetlerde süngerler ya da yastıklar kullanılıyor. Son yıllarda kasalar arazi içinde topraklarda sürülmemeye dikkat ediliyor. Makaslar düzeltildi ve böylelikle işçi bilinçlendi” diyerek sözlerini noktaladı.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Selçuk’ta düzenlediği “Sektörel Değerlendirme Toplantısı”na Selçuk Kaymakamı Ekrem İnci, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Özen, Bornova Ziraî Araştırma Müdürü Tevfik Turanlı, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Şen, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Cengiz Balık, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Kırıcı, İzmir Ziraat Odaları Koordinasyon Başkanı İbrahim Erdallı, şeftali, nar, mandalina, ayva üreticileri, ihracatçıları ve komisyoncuları katıldı. Toplantı sonrasında katılımcılar birlikte iftar yaptı.

Bakan Kirişci üreticilere yapılacak destekleri açıkladı

0

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci üreticilere yapılacak destekleri açıkladı.

Bakan Kirişci, tarımsal destek ödemeleri kapsamında yaklaşık 5 milyar 582 milyon liralık desteğin, bugün (15 Nisan 2022 Cuma) itibariyle üreticilerin hesaplarına aktarmaya başlayacaklarını söyledi.

Bakan Krişci’nin açıklaması şu şekildedir:

“Tarım ve Orman Bakanlığı olarak vermiş olduğumuz desteklerle üreticilerimizin her zaman yanında olduk. Üreticilerimize desteklerini devam ettiren Bakanlığımız, bu kapsamda toplamda yaklaşık 5 milyar 582 milyon 67 bin 553 liralık destekleme ödemesini bugünden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarmaya başlayacak. Verilecek destekleme ödemeleri;

Alan Bazlı Ek Girdi Desteği                                          3.267.722.461  Lira

Mazot ve Gübre Desteği                                             313.860.407     Lira

Hayvan Gen Kaynakları Desteği                                  484.685           Lira

Olmak üzere toplamda 5.582.067.553 TL’lik destekleme ödemesini bugünden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarmaya başlıyoruz.

Tüm çiftçilerimize hayırlı olsun”

 

2022 Epoksi Zemin Kaplama Fiyatları

0

Epoksi zemin kaplama fiyatları 2022 senesinde ülkemizde son zamanlarda yaşanan enflasyona paralel  olarak pek çok firmada yükselirken bazı firmalar işçilik dahil uygulamalarda olabilecek en uygun fiyatlarla hizmet vermeye devam etmektedir.

Son senelerde epoksi kaplama kesinlikle en çok tercih edilen hizmetlerden birisi olarak yer almaktadır. Günümüzde de çok fazla sayıda zemin kaplama hizmeti veren firma bulunmasından dolayı oldukça değişken epoksi zemin kaplama fiyatları ile  karşı karşıya kalmamız mümkün bir durumdur. Fakat bu durumda dikkat etmeniz gereken en önemli konu yüksek fiyat veren firmaların her zaman çok daha iyi hizmet vermediği durumudur. Epoksi kaplama yaptırmak için hizmet almayı düşündüğünüz firmayı seçerken geçmiş zamanda yapılmış olan epoksi işlemleri ve referansları değerlendirerek tercih yapmanız sizin yararınıza olacak.

Epoksi uygulama alanı büyüklüğüne göre fiyat farkı olur mu?

Epoksi zemin kaplaması yapılacak olan alanın büyüklüğü aslında birim fiyatı etkilemektedir. Fakat her hizmet türünde olduğu gibi zemin boyama hizmetlerinde de büyük olan alanlarda işçilik maliyetleri düşmektedir. Bundan dolayı da büyük olanlarda çok daha düşük işçilik maliyetleri ile karşı karşıya kapağınızı söylemek mümkün bir durumdur. Ama çok epoksi uygulaması yapılacak olan çok daha küçük alanlarda da sorunsuz uygulamalar yapıldığı ve seramik gibi kaplamalardan çok da epoksi fiyat indirimli olduğu ve dayanıklı çözümler üretildiği söylenebilir.

 

Bayraktar; ‘Krizleri atlatmak için ucuz ve yeterli gıda şarttır’

0

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazanın başından ortasına kadar olan süreçte üretici ile market arasındaki fiyat farklarını ve geçen yıl ile bu yıl Ramazan ortası fiyatlarındaki değişimlerle yıllık fiyat artışlarını görüntülü basın açıklamasıyla değerlendirdi.

Bu yıl Ramazan ortasında üretici ile market arasındaki fiyat farkının en fazla yüzde 494,50 ile elmada olduğunu belirten Bayraktar, açıklamasına şöyle devam etti:

“Elmadaki fiyat farkını yüzde 356,80 ile kabak, yüzde 348 ile limon, yüzde 331,88 ile maydanoz, yüzde 260,39 ile yeşil mercimek, yüzde 260,31 ile karnabahar, yüzde 257,18 ile kuru fasulye, yüzde 256,57 kuru soğan, yüzde 255,14 ıspanak, yüzde 236,18 ile patlıcan, yüzde 233,45 nohut, yüzde 231,19 kırmızı mercimek, yüzde 226,85 marul ve yüzde 225,82 salatalık takip etti.

Ramazan ayının ortasında üretici market fiyat farkı elmada yüzde 450’nin üzerindeyken, 3 üründe yüzde 300’ün, 14 üründe ise yüzde 200’ün üzerinde gerçekleşti.

Elma 5,9 kat, kabak 4,6 kat, limon 4,5 kat, maydanoz 4,3 kat, yeşil mercimek, karnabahar, kuru fasulye, kuru soğan ve ıspanak 3,6 kat, patlıcan 3,4 kat, nohut ve kırmızı mercimek 3,3 kat fazlaya tüketiciye satıldı.

Üreticide 2 lira olan elma 12 liraya, 4 lira 19 kuruş olan kabak 19 liraya, 1 lira 75 kuruş olan limon 7 lira 80 kuruşa, 1 lira 38 kuruş olan maydanoz 6 liraya, 8 lira 18 kuruş olan yeşil mercimek 29 lira 48 kuruşa ve 3 lira 83 kuruş olan karnabahar 13 lira 80 kuruşa tüketiciye satıldı.”

-Ramazan ortası üretici market fiyatları

Bayraktar, Ramazanın başından (30 Mart 2022) Ramazanın ortasına (11 Nisan 2022) kadar olan süreçte fiyatı en fazla artan ürünün, markette beyaz lahana, üreticide marul olduğunu, fiyatı en fazla düşen ürünün markette karnabahar, üreticide ise kuru soğan olduğunu vurgulayarak fiyat değişimlerini şöyle değerlendirdi:

“Ramazan ortasında markette 40 ürünün 29’unda fiyat artışı, 10’unda fiyat azalışı görülürken sadece bir üründe fiyat değişimi olmadı.

 Ramazanın ortasında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 40 ile beyaz lahana oldu. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 31,29 ile pırasa, yüzde 29,85 ile maydanoz, yüzde 26,51 ile marul, yüzde 23,13 ile toz şeker, yüzde 19,59 ile havuç, yüzde 14,98 ile patlıcan, yüzde 14,75 ile nohut, yüzde 14,24 ile salatalık takip etti.

Markette fiyatı en çok düşen ürün ise yüzde 26,32 ile karnabahar oldu, Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 10,72 ile fındık içi, yüzde 6,82 ile kuru incir, yüzde 4,15 ile Antep fıstığı, yüzde 4,08 ile kuru kayısı, yüzde 2,16 ile yeşil soğan, yüzde 1,06 ile zeytinyağı izledi.

Ramazan ortasında üreticide 32 ürünün 15’inde fiyat artışı olurken, 6’sında fiyat düşüşü görüldü, 11 üründe ise fiyat değişimi yaşanmadı.

Üretici fiyatlarında havuç, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir, fındık içi ve yumurta fiyatlarında değişim olmadı.

Ramazan ortasında üreticide fiyatı en çok düşen ürün yüzde 43,18 ile kuru soğan oldu. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 41,23 ile kabak, yüzde 36,17 ile karnabahar, yüzde 12,94 ile ıspanak, yüzde 6,74 ile domates, yüzde 1,85 ile patlıcan izledi.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 63,10 ile marulda görüldü. Maruldaki fiyat artışını yüzde 27,59 ile sivri biber, yüzde 22,32 ile salatalık, yüzde 21,05 ile maydanoz, yüzde 20 ile beyaz lahana yüzde 19,78 ile süt, yüzde 19,71 ile patates, yüzde 12,57 ile yeşil soğan takip etti.

Ramazan ortasında marul, sivri biber, salatalık, maydanoz, beyaz lahana, süt, patates ve yeşil soğanda üretici fiyatlarında artış yaşandı.

Marul, sivri biber, salatalık, maydanoz ve yeşil soğan fiyatlarındaki artışta havaların soğuk gitmesi sebebiyle geciken hasat nedeniyle ürün arzındaki azalış etkili oldu. Beyaz lahana fiyatındaki artış sezon sonuna gelinmiş olmasından kaynaklandı. Sütte görülen fiyat artışı Ulusal Süt Konseyinin 1-30 Nisan arası çiğ süt tavsiye fiyatında yaptığı değişiklikten kaynaklandı. Patateste ise depodaki ürünün azalması ve Adana’da yaşanan don olayı nedeniyle hasadın gecikmesi etkili oldu. Üreticide kuru soğan, kabak, karnabahar, ıspanak en fazla fiyatı düşen ürünler oldu. Kuru soğanda, ramazan ayı olması sebebiyle yemek yerlerinde talebin azalması sebebiyle fiyatta düşüş yaşandı. Adana bölgesinde de yeni ürün sezonunun yaklaşması da fiyatları etkiledi. Kabak ve ıspanak fiyatındaki düşüş arz artışından kaynaklandı. Karnabaharda da sezonun bitmesi fiyatların düşmesine neden oldu.

Genel olarak üretici fiyatlarındaki artışların nedeni gübre, mazot, yem, elektrik, ilaç ve tohum fiyatlarındaki aşırı yükselmedir. Girdi fiyat endeksi ile tüketici fiyat endeksleri arasında üretici aleyhine ciddi bir açıklık bulunmaktadır. Üretici maliyetlerini düşürmeden, fiyatlarda ucuzluk olması mümkün değildir. Üreticiye verilecek destek, ayrıca tüketiciye verilecek destek olur.”

-Geçen yıl ve bu yıl Ramazan ortası fiyatlarındaki değişim ve yıllık fiyat artışları

Bu yıl ve geçen yıl Ramazan ortası fiyatları karşılaştırıldığında markette 40 ürünün 40’ında da fiyat artışı olduğunu açıklayan Bayraktar, fiyat değişimlerini şöyle değerlendirdi:

“Marketlerdeki fiyat artışları yüzde 14,62 ile yüzde 453,52 arasında değişen oranlarda gerçekleşti.

Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ortası fiyatlarına bakıldığında en fazla fiyat artışı markette yüzde 453,52 ile patlıcanda görüldü. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 297,21 ile beyaz lahana, yüzde 253,09 ile patates, yüzde 218,72 ile maydanoz, yüzde 212,48 ile domates takip etti.

Bu yıl ve geçen yıl Ramazan ortası fiyatlarına göre üreticide 32 ürünün 30’unda fiyat artışı; 2’sinde fiyat düşüşü yaşandı.

Geçen yıl Ramazan ortasına göre üreticide fiyatı en fazla düşen ürün yüzde 42,62 ile limon oldu. Limondaki düşüşü yüzde 9,09 elma takip etti.

Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 798,63 ile patateste yaşandı. Patatesteki artışı yüzde 354,49 ile yeşil soğan, yüzde 276,78 ile patlıcan ve yüzde 233,33 ile beyaz lahana izledi.s

Bilindiği gibi Ramazan ayları her yıl 10 gün öne doğru gelmektedir. Bundan dolayı Ramazan ayına ilişkin yapılan tarih karşılaştırması, aynı dönemleri kapsamadığı için mevsimsel etkilerle fiyat farklılıkları olabilmektedir.”

-Planlı üretime geçmeliyiz

“Üretici her yıl fiyata göre ekim yapıyor, fazla üretim yapınca fiyatlar düşüyor. Ürün elde kalıyor. Gelecek sene bu ürünü ekmiyor fiyatlar yükseliyor. Fırsatçılara ve stokçulara gün doğuyor.

Ürün kısa bir zamanda kara borsaya düşüyor. Bu kısır döngü üreticiyi de tüketiciyi de memnun etmiyor. Başta soğan ve patates olmak üzere birçok üründe her sene bu sorun yaşanıyor. Bu durum sürdürülemez.

İhtiyaca göre üretim planlaması yapıldığında istikrarlı gelire kavuşan çiftçi üretimden vazgeçmez. Tüketicide fahiş fiyatlardan kurtulmuş olur.”

-Krizleri atlatmak için ucuz ve yeterli gıda şarttır

“Türkiye ekonomik krizlerini halkın ucuz ve yeterli gıdaya erişebilmesiyle atlatabilmiştir. Bugün yaşadığımız bu krizin etkilerini azaltabilmenin yolu raflarda ucuzluk sağlamaktır. Raflarda ucuzluk sağlamanın yolu üretimi artırmaktır. Üretimi artırmanın yolu üretici maliyetlerini düşürmektir.

Eskiden olduğu gibi ucuz ithalat kalmadığına, paranız olsa da ürün bulmanız zorlaştığına göre üreticiyi destekleyip tarlada kalmasını sağlamaktan başka yolu yoktur.”

-Kur konuşuluyor, üretim konuşulmuyor

“Türkiye’de herkes kur arttı, kur düştü bunu konuşuyor. Üretimi kimse konuşmuyor. Gıda üretimini artıramazsak, yaşadığımız krizler nasıl aşılacak kimse bunu konuşmuyor. Bu ülke üretime odaklanmalı, imkanlarını üretim için seferber etmelidir. Buradan çıkış için başka bir yol yoktur.”

-20 temel gıda maddesi için sabit fiyat uygulaması

“Sabit fiyat uygulaması çok dikkat edilmesi gereken, pratikte kolay olmayan bir uygulamadır.  KDV indirimlerinin fiyatlara yansımadığını gördük. Yapılan zamlarla indirimler tüketiciye yansıtılmadı.  20 temel gıdaya sabit fiyat uygulaması iyi denetlenmezse KDV indiriminin sonuçlarına benzer şekilde fiyat artışlarıyla karşılaşabiliriz. Stokçuluk artabilir. Tüketiciye bir faydası olmayacağı gibi zarar eden devlet hazinesi olacaktır.

Ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer bir konu, tüketici fiyatlarının sabitlenmesi, ilgili ürünlerin üretici fiyatlarını da dolaylı bir yoldan baskılayabilir. Üretici sürekli artan gübre mazot yem elektrik gibi maliyetleri satış fiyatına yansıtamazsa zarar eder, üretimi bırakır. Bu durum gözden kaçırılmamalıdır. 

Tüketici fiyatlarındaki artışı durdurmak ve fiyatları indirmek istiyorsak;

Sürekli artan mazot gübre yem elektrik zirai ilaç fiyatları mutlaka düşürülmelidir.

Üretim ve dış ticaret planlaması ciddiyetle ele alınmalı ve uygulanmalıdır.

Hal yasası ile zincir marketlere tanınan üreticiden doğrudan ürün alma yetkisi daha sıkı denetlenmelidir.

Denetimler yasak savma kabilinden olmamalı, sonuç alınacak şekilde düzenlenmelidir. Çünkü zincir marketler mevcut uygulamada üreticiden doğrudan aldıkları ürünleri kendi içlerinde kurdukları aracı firmalar vasıtasıyla el değiştirme yapmakta her el değiştirmede kar eklemektedirler.

Gündemde olan hal kanunu ve perakendeci kanunu gibi konuyla doğrudan ilgili yasalarda hem üretici hem de tüketici lehine olacak gerekli değişiklikler konuyla ilgili tüm paydaşlar tarafından tartışılarak şeffaf ve objektif bir şekilde yapılmalıdır.

Kooperatif ve üretici birlikleri işlevsel hale getirilmelidir.

Tüketici örgütleri güçlendirilmeli, piyasayı kontrol edebilecek duruma getirilebilmelidir.

Tarım ürünlerinin nakliyesinde daha az maliyetli olan deniz ve tren taşımacılığı etkin hale getirilmeli ve sübvansiyon uygulanmalıdır.  Gelişmiş ülkelerdeki tarım ürünleri nakliyesi buna en iyi örnektir.  

Hasatta, yükleme ve nakliye esnasında oluşan ürün kayıplarını azaltacak tedbirler alınmalıdır.”

Türkiye, Avrupa’da 2. büyük üretici konumunda

0

Hassas döküm alanında Türkiye’nin önde gelen firmalarından Makim Makina Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin İleri, Çin’in ticari sınırlamalara tabi olması ile birlikte, Avrupalı firmaların özellikle Türkiye’den tedarikçi aramalarını hızlandırdığına işaret ederek bu durumun siparişlere artış olarak yansıdığını ifade etti.

İmalat sanayinde kullanılan parçaların üretimine yönelik ileri döküm yöntemi olan hassas döküm, sektörel anlamda dünyada ve Türkiye’de büyümeye devam ediyor. Hassas döküm sektörünün öncü firmalarından Makim Makina Teknolojileri Sanayi Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin İleri, Çin’in ticari sınırlamalara tabi olması ile birlikte, Avrupalı firmaların özellikle Türkiye’den tedarikçi aramalarını hızlandırdığına işaret ederek bu konuda şu bilgileri verdi:

“Dünya ticaret savaşlarındaki bu gelişmeden dolayı Türkiye’de hassas döküm sektörü, avantajlı konuma gelmiş durumda. Döküm sektörünün genelinde olduğu gibi, Avrupa’daki firmalar, Çin’den alımlarına alternatif olarak Türkiye’deki ve Doğu Avrupa’daki hassas döküm firmalarından tedarik çalışmalarına başladılar. Bu siparişlerde artışa neden oldu. Bu ivmenin sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi ve sektörün hızlı gelişimi için katma değeri ve teknolojisi yüksek parça üretimine ağırlık verilmeli. Özellikle medikal ve savunma sanayiine yönelik üretimin artması gerekir”.

Hassas döküm sektörünün artan talep ile birlikte, bu talebi karşılama yönünde kapasite sıkıntısı yaşadığına da vurgu yapan İleri, “Zaman zaman teslimatlarda gecikmeler yaşanabiliyor. Bu da sektörün Türkiye’de kapasite artırma potansiyelini gösteriyor” şeklinde açıklamada bulundu.

Türkiye, Avrupa’da 2. büyük üretici konumunda

Hassas döküm sektörü dünya genelinde öncelikle makina, havacılık, savunma sanayi, otomotiv, kimya endüstrisi, medikal, otomasyon, gıda ve elektrik endüstrisi olmak üzere üretimin bütün alanlarına hizmet veriyor. Hassas döküm, Türkiye’de ağırlıklı olarak makine, savunma, havacılık, medikal, otomotiv, enerji, ve gıda sektörlerine yönelik üretim gerçekleştiriyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Döküm Sanayi Sektör Meclisi-2020 Hassas Döküm Raporu ile Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği’nin (TÜDÖKSAD) 2021 yılına ilişkin sektör raporuna göre, dünya genelinde 2016 yılında 1.8 milyon ton olan hassas döküm üretiminin 2023 yılında 2.43 milyon tona ulaşacağı ön görülüyor. Araştırma raporlarında, 2020 yılında sektörün pazar büyüklüğü 22-24 milyar dolar aralığında yer alıyor. Önümüzdeki 5 yıllık dönem için yüzde 3.6 ile 5.7 aralığında yıllık bir büyüme oranı tahminiyle birlikte, sektörün 2026 yılına ilişkin pazar büyüklüğünün 25-27 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Amerikan Dökümcüler Birliği’nin (AFS) Ocak 2021’de yayınladığı; 2019 yılını içeren 54. Dünya Döküm Üretimi istatistiklerine göre Türkiye, toplam 2 milyon 314 bin 215 ton üretimle iki basamak yükselerek dünyada 9. büyük, Avrupa’da ise İtalya’yı geçerek 2. büyük döküm üreticisi konumuna geldi.

2022 İlk Çeyreği İnşaatta Durgun Geçti

0

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ve bununla bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2022 Mart Ayı Raporu’nu açıkladı. Ocak ayında 20 ayın en düşük değerini gören Faaliyet Endeksi, şubat ayında olduğu gibi mart ayında da eşik değerin üstünde yer aldı. Güven Endeksi eşik değer seviyesindedir. Buna karşılık Beklenti Endeksi şubat ayına göre artmış olsa da, hâlen eşik değerin altında dalgalanmaktadır.

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan en önemli göstergelerden biridir.

THBB, her ay merakla beklenen Hazır Beton Endeksi’nin 2022 Mart Ayı Raporu’nu açıkladı. Rapora göre, ocak ayında 20 ayın en düşük değerini gören Faaliyet Endeksi şubat ayında olduğu gibi mart ayında da eşik değerin üstünde yer almıştır. Güven Endeksi eşik değer seviyesindedir. Buna karşılık Beklenti Endeksi şubat ayına göre artmış olsa da, hâlen eşik değerin altında dalgalanmaktadır. Birleşik Hazır Beton Endeksi, faaliyetteki yükseliş neticesinde yukarı yönlü hareket etmiştir.

Geçen yılın aynı ayına göre baktığımızda ise mart ayında güven hariç diğer endekslerde bir gerileme görülmektedir. İnşaat sektöründe mevsimsel olarak beklenen yükseliş, bu yıl mart ayında istenilen düzeyde gerçekleşmemiştir. Beklenti ve faaliyetin geçen yılın mart ayında daha yüksek olduğu görülmektedir.

İnşaat sektöründe istikrarlı büyüme her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir

Faaliyet Endeksi’nin 6 aylık hareketli ortalamasını değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Aylık bazdaki dalgalanmaların etkisini ortadan kaldırdığımızda sektörün, pandeminin etkilerinin sektörde hissedildiği 2020 yılının ilk yarısından itibaren 2 dip ve 2 zirve yaptığı anlaşılmaktadır.” dedi.

Son 20 aydır sektörün yukarı yönlü istikrar arz eden bir yapıda faaliyet göstermediğinin net bir şekilde görüldüğünü ifade eden Yavuz Işık, “Hazır beton sektörünün bağlı olduğu inşaat sektöründe de aynı zaman dilimleri için benzer yükselme ve alçalmalar görülmektedir. İnşaat sektörünün bu performansı, büyüme rakamlarına da yansımaktadır. 7 çeyrektir dengesiz bir büyüme sergileyen inşaat sektöründe istikrarlı büyümeyi mümkün kılacak politikalara ihtiyaç, her zamankinden daha önemli hâle gelmiştir.” dedi.

Sepaş Enerji’de online randevu dönemi başladı

0

Sepaş Enerji Müşteri Hizmetleri Merkezlerinde online randevu ile sıra beklemeden hizmet alma dönemi başladı. Aboneler Sepaş Cebinde mobil uygulaması, çağrı merkezi veya Sepaş Enerji web sitesinden kolayca online randevu alabilecekler.

Sepaş Enerji, abonelik işlemlerini kolaylaştıran yeni bir uygulamayı daha hayata geçirdi. Yaklaşık 4 milyon kişiye elektrik tedarik hizmeti sunan Sepaş Enerji, müşterileri memnuniyeti ve hizmet kalitesini yükseltmek için bölgesindeki tüm Müşteri Hizmetleri Merkezlerini kapsayacak şekilde online randevu imkânı getirdi.

Yoğun bölgelerde hizmet çıtasını yükseltecek

Müşteri deneyimini iyileştirme çalışmalarına tüm hızıyla devam eden Sepaş Enerji, Kocaeli, Sakarya, Bolu ve Düzce’deki 26 adet Müşteri Hizmetleri Merkezinin tamamında, yoğunluk durumlarına göre açık olacak online randevu seçeneği ile daha kolay ve hızlı hizmet sunacak. Online randevu sistemine geçişle birlikte günlük işlem sayısının fazla ve nüfusun yoğun olduğu lokasyonlarda, Sepaş Enerji müşterilerinin aldığı hizmetin çıtasını yükseltmesi hedefleniyor.

Sepaş Enerji müşterileri abonelikleriyle ilgili tüm işlemleri için Sepaş Cebinde mobil uygulaması, 444 5 186 telefon numaralı çağrı merkezi veya www.sepas.com.tr web sitesini aracılığıyla randevu oluşturabilecek. Ayrıca oluşturulan randevularla ilgili düzenlemeler de kolayca yapılabilecek.

Abonelik işlemleri evden çıkmadan yapılabiliyor

Sepaş Enerji müşterileri, online randevu imkanının yanı sıra abonelikleriyle ilgili tüm işlemlerini fiziksel olarak müşteri hizmetleri merkezlerini ziyaret etmeden de dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirebiliyor. Sepaş Enerji’den hizmet alan her iki müşterisinden biri web sitesinde bulunan online işlemler menüsü, Sepaş Cebinde mobil uygulaması, çağrı merkezi veya e-Devlet platformunu kullanarak günün her saati abonelik işlemlerini hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Şirketin teknolojik altyapı yatırımları konusundaki istikrarlı çalışmaları sayesinde 2021’deki dijital müşteri oranı yüzde 52 olarak ölçüldü.